ANA BÖLÜM

Türkiye Herboloji Dergisi


header

2019, 22(1)

( İzlenme/İndirme : 109 )

2019, 22(1) Tam Dergi Sürüm (PDF)

 

Effect of Temperature, Salinity and Sodium Bicarbonate on Germination of Russian Tumbleweed (Salsola ruthenica Iljin.)

Işık TEPE, Meryem DİMEN, 2019, 22(1):1-6

Özet: Russian tumbleweed (Salsola ruthenica Iljin.) is a plant, which commonly places in agricultural areas, orchards, and roadsides. The aim of this study is to obtain information about seed germination physiology of Russian tumbleweed. The results may help improve control strategies for this weed, and enlighten to further studies. For this purpose, mature seeds of Russian tumbleweed were collected from the areas of near Lake Van in 2015. Experiments were conducted in the laboratory conditions to determine the effect of temperature, salinity (NaCl), and sodium bicarbonate (NaHCO3) on seed germination of Russian tumbleweed. Seeds were germinated at five alternating temperatures (5/10, 10/20, 15/25, 20/30, and 25/35 ºC), five salt concentrations (0, 200, 400, 600, and 800 mM NaCl) and five sodium bicarbonate concentrations (0, 50, 100, 200, and 400 mM NaHCO3) with a 12 h photoperiod. OGT obtained at 15/25 ºC and germination percentage was 71.5%. The highest germination rate was determined at 0 mM (control) NaCl and NaHCO3, 71.5% and 65.5%, respectively. Finally, although it is known a halophyte plant, Russian tumbleweed hasbetter germination rates when it place salt or soda free mediums. 

Anahtar Kelimeler: Russian tumbleweed, Salsola ruthenica, salt, seed germination, sodium bicarbonate

Tam Makale (PDF)

 

Tokat İlinde Görülen Bazı Bitkilerin Boya Bitkisi Olarak Kullanım Olanakları

İzzet KADIOĞLU, Bahadır ŞİN, Burcu KINALI, 2019, 22(1):7-15

Özet: Bitkisel boyamacılık bitkilerin kök, gövde, yaprak ve çiçeklerindeki boyarmaddelerden yararlanılarak yapılan boyamacılık işlemidir. Bu işlem neredeyse insanlık tarihi kadar eski olup, tarih boyunca farklı bitkiler farklı şekillerde kullanılarak boyama işlemi gerçekleştirilmiştir. Anadolu’da da farklı bitkiler kullanılarak bitkisel boyacılıkla halı ve kilim boyacılığı yapılmıştır. Bu çalışmada Tokat ilinde bulunan 7 farklı bitkinin [üzerlik (Peganum harmala L.), aspir (Carthamus tinctorius L.), kekik (Thymus vulgaris L.), güneş sütleğeni (Euphorbia helioscopia L.), boyacı papatyası (Anthemis tinctoria), yapışkan ot (Galium aparine) ve gül hatmi (Althaea officinalis L.)] boyacılıkta yün ve pamuk üzerinde farklı 2 farklı mordanda ve mordansız olarak kullanılması sonucu elde edilen boyaların renk kodlarının belirlenmesi için yapılmıştır.  Mordan maddesi olarak göztaşı (bakırsülfat) ve elma sirkesi kullanılmıştır. Bitkilerden elde edilen boyar madde ile boyanan saf pamuklar pantone renk skalasındaki renk kodlarına göre tanımlaması yapılmıştır. Ayrıca boyanan pamukların göze hitap edecek renklere sahip olduğu da gözlemlenmiştir. Elde edilen bu sonuçlar doğrultusunda sentetik kimyasalların ve sentetik boyar maddelerin insan sağlına ve çevreye vermiş olduğu zararları göz önüne alındığında doğal boyacılığın önemi giderek artmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Boya bitkisi, yabancı ot, mordan, bakır sülfat, elma sirkesi

Tam Makale (PDF)

 

Optimizing conditions for growth and sporulation of Alternaria macrospora MKP1: a biocontrol agent of Parthenium weed

Manpreet Kaur , Vijay Kumar, 2019, 22(1):17-23

Özet: During a series of surveys for natural enemies of Parthenium hysterophorus, a leaf blight pathogen was isolated from the affected parts of the parthenium following the standard isolation techniques using potato dextrose agar (PDA) media. Koch’s postulates were performed and found satisfactory for the isolate and proved to be pathogenic to this weed. On the basis of cultural, morphological and molecular characteristics, the pathogen was identified as Alternaria macrospora MKP1. The growth of the fungal pathogen is known to influence by environmental factors such as temperature, relative humidity and pH. Therefore, the main objective of the study was optimization of cultural conditions for the growth and sporulation of A. macrospora MKP1. The results of the present investigation indicated that physical factors greatly affected the growth and sporulation of the pathogen.

Anahtar Kelimeler: Alternaria macrospora MKP1, Biocontrol, Parthenium hysterophorus, Relative humidity

Tam Makale (PDF)

 

Dağ Kekiği (Origanum syriacum L.) ve Mercanköşk (Origanum majorana L.) Bitkilerinden Elde Edilen Uçucu Yağların Bazı Yabancı Ot Tohumlarının Çimlenmesine ve Bitki Gelişimine Etkileri

Figen Efil , İlhan Üremiş, 2019, 22(1):25-35

Özet: Yabancı otların kontrolunda kimyasal mücadeleye alternatif yöntemler bulmak amacı ile dağ kekiği (Origanum syriacum) ve mercanköşk (Origanum majorana)’den elde edilen uçucu yağların (0.5, 1, 2, 4, 8, 16 ve 32 μl/petri dozlarda) Amaranthus retroflexus L. (kırmızı köklü tilki kuyruğu), Portulaca oleracea L. (semiz otu), Physalis angulata L. (fener otu), Echinochloa colonum (L.) Link. (benekli darıcan) ve Solanum nigrum L. (köpek üzümü) tohumlarının çimlenmesi ile (%1, %2, %4, %8 ve %16 dozlarda) bitki gelişimi üzerine olan etkisi araştırılmıştır. Çimlenme çalışmalarında, her iki uçucu yağ uygulaması da çalışmada kullanılan tüm yabancı otların tohumlarının çimlenmelerini ortalama %50’nin üzerinde engellenmiş olup bu oran özellikle, S. nigrum ve P. angulata için çok yüksek oranda gerçekleşmiştir. Bitki büyüme çalışmalarında uygulanan uçucu yağlar P. oleracea ve S. nigrum’un bitki gelişimini %50’nin üzerinde engellemiştir. 

Anahtar Kelimeler: Dağ kekiği, mercanköşk, uçucu yağ, çimlenme, büyüme engelleyici

Tam Makale (PDF)

 

Ordu ve Giresun İllerindeki Sicyos Türlerinin Moleküler Karakterizasyonu

Berna Nur Yeşiltaş , ONUR KOLÖREN, 2019, 22(1):37-44

Özet: Sicyos spp. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde kültür bitkilerinde, yol kenarlarında ve tarım yapılmayan alanlarda rastlanılan istilacı yabancı otlardandır. Bitki sarılıcı ve tırmanıcı yapısı ile bulunduğu ortama kolayca adapte olan ve diğer bitkilerle rekabete girerek onları baskı altına alan istilacı bir yabancı ot türüdür. Bu çalışmada Ordu ve Giresun illerinin farklı noktalarından alınan otuz Sicyos spp.’nin populasyon örneklerinin genetik karakterizasyonunun belirlenmesinde ribozomal DNA (rDNA) İnternal Transcribed Spacer (ITS) gen bölgeleri kullanılmıştır. Analizler Neighbour-Joining (NJ), Maximum-Parsimony (MP) ve Maximum-Likelihood (ML) algoritması kullanılarak yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, iki haplotip bulunmuştur. Haplotip-1 ve Haplotip-2’nin sırasıyla S. davilae Rodr.-Arév. & Lira ve S. angulatus L. ile %100 oranında benzerlik gösterdiği belirlenmiştir. Dokuz örnek ile Haplotip-1 arasında sırasıyla %68 ve %74 (NJ/MP) oranında genetik akrabalık saptanmıştır. Altı örnek ile Haplotip-2 arasında ise sırasıyla %69, %80 ve %70 (NJ/MP/ML) oranında benzerlik bulunmuştur. S. davilae Rodr.-Arév. & Lira ülkemiz florası için yeni bir türdür.

Anahtar Kelimeler : Sicyos spp., ITS (İnternal Transcribed Spacer), Moleküler karakterizasyon

Tam Makale (PDF)

 

Myagrum perfoliatum L. (Gönül Hardalı) Tohumlarında Dormansi Kırma Üzerine Araştırmalar

Olcay Bozdoğan , Furkan Uyar, Yücel KARAMAN, Çiğdem Demirtaş, Kemal Uçar, Nihat TURSUN, 2019, 22(1):45-52

Özet: Bu çalışma Myagrum perfoliatum L. (gönül hardalı) tohumlarındaki dormansinin kırılmasında bazı kimyasalların, hormonların ve yüksek/düşük sıcaklıkların etkisini belirlemek için yapılmıştır. Kimyasal olarak; sodyum hipoklorit, etanol, saf su, sülfürik asit, hidroklorik asit, yüksek ve düşük sıcaklık uygulamaları olarak; [(mikrodalga (120 W), - 80 °C, - 80 °C’ ye ek olarak + 80 °C (bir dakika bekletme)] ve hormon uygulamaları olarak giberellik asit kullanılmıştır. Çalışmalar aydınlık, aydınlık-karanlık ve karanlık ortamlarda yapılmıştır. Aydınlık ortamdaki en yüksek çimlenme oranı %100 ile, 30 dakika %96’ lık etanol ve 5 dakika %32’lik hidroklorik asit uygulamalarından elde edilmiştir. Aydınlık-karanlık ortamda ise en yüksek çimlenme oranı %98 ile, 5 dakika %32’lik hidroklorik asit uygulamasında olmuştur. Karanlık ortamda ise en yüksek çimlenme oranı %99 ile, 5 dakika hidroklorik asit uygulamasında belirlenmiştir. 30 dakika 96’lık etanol uygulamasında sadece aydınlık ortamda en iyi çimlenme görülürken, 5 dakika %32’lik hidroklorik asit uygulamasında ise hem aydınlık, hem aydınlık-karanlık ve hem de karanlık ortamda en iyi çimlenmeler görülmüştür. Sonuç olarak; Myagrum perfoliatum L. tohumlarında her üç ortamda da 5 dakika %32’lik hidroklorik asit uygulamasının dormansinin kırılmasında en etkili yöntem olduğu bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: Myagrum perfoliatum; Dormansi; Çimlenme; Kimyasallar; Tohum

Tam Makale (PDF)

 

Mısırda Çıkış Öncesi Kullanılan Bazı Herbisitlerin Mısır Bitkisinin Çimlenmesi ve Gelişimi Üzerine Etkileri

Tamer ÜSTÜNER, Ümmet DİRİ, 2019, 22(1):53-66

Özet: Mısır bitkisi ilk gelişme evresinde gerek yabancı otlara gerekse herbisitlere karşı çok hassastır. Mısır üretiminde yabancı otlar ile kimyasal mücadelede bir çok herbisit kullanılmaktadır. Bu nedenle çıkış öncesi uygulanan bazı herbisitlerin mısır tohumu çimlemesine, kök ve sürgün gelişimine fitotoksik etkisinin olup olmadığı araştırılmıştır. Bu amaçla çıkış öncesi herbisit olarak; pendimethalin, dimethenamid-P, isoxaflutole+thiencarbazone-methyl+cyprosulfamide=(ITC)] kullanılmıştır. Herbisit dozları sırasıyla; 300 ml/da, 100 ml/da ve 35 ml/da ile 2, 3 ve 4 katları (K) laboratuvar ortamında (petri), sera (viyol ve polietilen tüplerde) ve tarla koşullarında uygulanmıştır. Mısır tohumun çimlenmesinden sonra bitki boy ölçümleri ve fitotoksisite gözlemleri 3, 7, 14, 21, 28 ve 35. günlerde yapılmıştır. Petri ortamında pendimethalin ve dimethenamid-P uygulamalarının K ve 2K dozunda çim kök uzunluluğu 3 cm iken, 3K ve 4K dozlarında 1 cm; ITC uygulamasında K ve 2K dozunda çim kök uzunluğu 1 cm iken, 3K ve 4K dozlarında 0.5 cm; kontrolde ise 4 cm olarak ölçülmüştür. Sera ortamında; viyollerde pendimethalin ve dimethenamid-P uygulamasında K dozunda %7.5 fitotoksisite görülürken, 2K dozunda %19.0, 3K dozunda %55.0 ve 4K dozunda %78.0 oranında fitotoksisite görülmüştür. Bu fitotoksisite simptomu toprak yüzeyine çıkan gövdede ve yaprak ile gövdenin birleştiği noktada kahverengi leke şeklinde gözlenmiştir. Serada polietilen tüplerde pendimethalin ve dimethenamid-P uygulamasının 3K ve 4K dozlarında mısır çimlenmesinden sonra kök gövde ayrımının bulunduğu noktada kahverengi nekroz oluştuğu tespit edilmiştir. ITC uygulamasında ise her hangi bir fitotoksisite gözlenmemiştir. Tarla denemesinde ise mısır tohumu çimlenmesinden gelişimine kadar olan periyotta bu üç herbisitin, K, 2K, 3K ve 4K dozlarının uygulandığı parsellerde fitotoksisite gözlenmemiştir.

Anahtar Kelimeler: Mısır, Çıkış öncesi uygulama, Pendimethalin, Dimethenamid-P, Isoxaflutole+Thiencarbazone-methyl+Cyprosulfamide

Tam Makale (PDF)

 

Düzce İlindeki Arsız Zaylan (Ambrosia artemisiifolia L.) Populasyonlarının Durumu

Şadiye Zambak, Ahmet ULUDAĞ, 2019, 22(1):67-80

Özet: Ambrosia artemisiifolia (arsız zaylan) anavatanı dışında girdiği birçok yerde biyolojik çeşitliliği ve ekosistem hizmetlerini etkileyen istilâcı yabancı bitki türlerinden biridir. Türkiye’de de varlığı 1990’lı yıllardan beri bilinmekle beraber son 10 yılda belirgin bir şekilde Doğu Karadeniz ve Trakya yörelerinde, kısmen Orta Karadenizde yayılmıştır. İki yayılım arasında kalan Karadenizin batısındaki Düzce İlindeki popülasyonlarını belirlemek ve bu popülasyonlarla ilgili bilgileri ortaya koymak amacıyla bu çalışma yürütülmüştür. Biri hâriç tamamı yol kenarları ve boş alanlarda olmak üzere 41 populasyon tespit edilmiştir. Popülasyonlar 1 m2- 4375 m2 arasındaki boyutlarda habitatlarda görülmüş, arsız zaylan alanların ortalama üçte ikisini kaplamıştır. Bu popülasyonların bulunduğu komunitelerde 15 familyadan 23 bitki türü tespit edilmiştir. Komunitelerin 18’inde tespit edilen pireotu en yaygın türdür. Bunu tâkip eden diğer yaygın türler de pireotu gibi Türkiye için yabancı bitkilerdir ve başka yerlerde ve Türkiye’de yabancıot ve/veya istilâcı yabancı bitki olarak önem arzetmektedirler. Bu çalışmada Düzce’de tarım alanlarında tespit edilmemiş olan arsız zaylanın ilde daha da yayılarak tarım alanlarına da geçmesi mümkündür. Arsız zaylanın Düzce’ye 1999 depremi sonrası yurtdışından gelen yardımlarla veya ülkeler ve şehirler arası taşımacılık faaliyetleri ile gelmiş olabileceği ve deprem sonrası birçok habitatın tahrip olması sonucu ilde yerleşip yayıldığı kanısına varılmıştır. Düzce’deki popülasyonlarla beraber arsız zaylanın doğu batı istikametinde Türkiye’nin kuzeyinde her alanda görülebileceği ortaya konulmuştur.

Anahtar Kelimeler: Toprak yapısı, Giriş yolu, Yabancı bitki, Deprem, Taşımacılık

Tam Makale (PDF)

 

Antalya İli Muz (Musa cavendishii Lam. Ex. Payton) Bahçelerinde Görülen Yabancı Otların Yaygınlık, Yoğunluk ve Ekolojik Parametrelere Bağlı Olarak Dağılımının Belirlenmesi

Esra Yılmaz, İzzet Kadıoğlu, Yasin emre Kitiş, 2019, 22(1):81-97

Özet: Bu çalışmanın; Antalya ili Alanya ve Gazipaşa ilçelerinde muz bahçelerinde sorun olan yabancı ot türlerinin yaygınlık ve yoğunluklarının belirlenmesi ve yabancı ot dağılımı üzerine etki eden ekolojik parametrelerin belirlenmesidir. Bu amaçla araştırma alanını temsil edebilecek şekilde 120 farklı lokasyonda iki ayrı dönemde (2016 yılı ilkbahar ve sonbahar ayları) sürvey çalışması yapılmıştır. Örnekleme çalışmalarında tespit edilmiş yabancı ot türlerini toprak ve iklim özellikleriyle ilişkilendirmek için sürveylerde yapılan ekolojik özellik kayıtlarının yanında CANOCO ve SPSS bilgisayar programları kullanılarak gerekçeli dağılım durumları incelenmiştir. Yapılan sürveyler sonucu; 1’i pteridophyta, 17’si monokotiledon, 49’u dikotiledon olmak üzere 22 familyaya ait 67 yabancı ot türü belirlenmiştir. Portulaca oleracea L. (RS: %57,50), Amaranthus albus L. (RS: %55), Amaranthus retroflexus L. (RS: %46,67), Oxalis curniculata L. (RS: %36,67), Cyperus rotundus L. (RS: %29,17) türleri en sık rastlanan ve yoğunluk oluşturan türler olarak belirlenmiştir. Genel yoğunluğun ise 27,43 adet/m2 olduğu tespit edilmiştir. CCA (konikal uyum analizi) analiz sonuçlarına göre bölgedeki değişimin %81'ini açıklayarak diğer bazı faktörlerin de yabancı ot dağılımına etki gösterdiği belirlenmiştir. Ayrıca muz bahçelerinde sorun olan yabancı otların genellikle subtropik iklim türleri olduğu ve bu türlerin yönetimi için genel bir öneride bulunulması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Anahtar Kelimeler: muz, yabancı ot, survey

Tam Makale (PDF)

 

Burdur- Tefenni’de Organik Anasonda Yabancı Ot Florası ve Türlerinin Yoğunluk ve Rastlanma Sıklıklarının Belirlenmesi Üzerine Araştırmalar

Yıldız NEMLİ, Ahmet KAYNAR, Akın KAYADAN, 2019, 22(1):99-119

Özet: Türkiye’de anason üretiminin yarısına yakını Burdur İlinde yapılmaktadır. Burdur’un önemli anason yetiştiricilik alanı olan Tefenni 1000 m civarında rakıma sahiptir. Bu çalışma, Burdur- Tefenni’de organik anason yetiştiriciliği yapılan tarlalarda anasonun büyüme döneminde (Haziran-Temmuz) 2015-2016 yıllarında yapılmıştır. Organik anasonda yabancı ot türlerinin teşhisi, yoğunluk ve rastlanma sıklıklarının belirlenmesi bu araştırmanın ana amacı olmuştur. 2015 yılı surveyinde 28 familyada yer alan 82 yabancı ot türü teşhis edilmiştir. Tarla içinde ve tarla kenarında 50'şer tür çıkış göstermiştir. 2016 yılı vejetasyon döneminde ise 29 familyadan 94 yabancı ot türü belirlenmiştir. Bunlardan 71 tür tarla içinde, 58 tür ise tarla kenarında görülmüştür. 2015 yılı surveyinde, Asteraceae (18 sp.), Poaceae (9 sp.), Brassicaceae (7 sp.) ve Fabaceae (6 sp.) tarla içinde dominant familyalar olmuştur. 2016 yılında Asteraceae (14 sp), Poaceae (14 sp), Fabaceae (7 sp), Apiaceae (6 sp) en fazla sayıda tür içeren familyalar olmuştur. Tarladaki rastlanma sıklığına göre, 2015 yılında, Convolvulus arvensis (%83), Cynodon dactylon (%58), Chenopodium album (%41) en başta gelen türler olmuştur. Bununla beraber tarla kenarında, Lactuca seriola (%58), Centaurea solstitialis (%52), Avena sterilis (%47), Bromus spp. (%41) C. arvensis en yüksek rastlanma sıklığı göstermiştir. 2016 yılında tarla içinde C. arvensis (%70), Ch. album (%52), Chondrilla juncea (%41), Cy. dactylon (%37) türleri en yüksek rastlanma sıklığına sahip türler olmuştur. Aynı yıl tarla kenarlarında L. seriola (%58), C. solstitialis (%52) ve A. sterilis (%47) dominant türler olmuştur.

Anahtar Kelimeler: Organik Anason, yabancı ot florası, rastlama sıklığı, yoğunluk

Tam Makale (PDF)

 

Akhisar-Kula (Manisa) ve Datça (Muğla) İlçeleri Badem Bahçelerinde Bulunan Yabancı Ot Türleri

YILDIZ SOKAT, Ufuk ÇATIKKAŞ, 2019, 22(1):121-126

Özet: Bu çalışmada, Manisa ve Muğla İli badem üretim alanlarında bulunan yabancı ot türleri, yoğunlukları ve rastlanma sıklıkları araştırılmıştır. Surveyler; 2017 yılında, Manisa ili Akhisar ve Kula İlçelerinde, Muğla ilinde Datça ilçesinde, tesadüfü olarak seçilen tarlalarda, iki dönemde (sonbahar ve ilkbahar) gerçekleştirilmiştir. 28 bahçede 680 dekar alanda incelemelerde bulunulmuştur. Yabancı ot sayımlarında tarla büyüklüğüne göre; alanı 5 dekara kadar olan bahçelerde 10; 6-10 dekar alanlarda 15; 11-20 dekar olan alanda 20; 20-50 dekar olan alanlarda 25; 50 dekarın üzerinde olan alanlarda 30 kez, 1/4 m2’lik çerçeveler atılarak yabancı otların tür bazında sayımları gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerden m2’deki yabancı ot yoğunluğu ve rastlanma sıklığı (R.S) belirlenmiştir. Survey alanlarında toplam olarak 27 familyaya ait 62 farklı yabancı ot türü saptanmıştır. Söz konusu türlerin 1’i parazit (Viscum album L.), 13’ü dar yapraklı, 40’ı ise geniş yapraklı yabancı ot türlerindendir. Muğla İlinde: geniş yapraklı yabancı otlar içerisinde yabancı ot yoğunluğunun ve rastlanma sıklığının en fazla Oxalis pes-caprae L. (18,57 adet/m2 ; %60), Raphanus raphanistrum L. (16,03 adet/m2 ; %56), Convolvulus arvensis L. (5,36 adet/m2 ; %20); dar yapraklılardan Sorghum halepense (L.) Pers. (8,72 adet/m2; %38), Cyperus rotundus L. (6,46 adet/m2; %36) türlerinde olduğu; Manisa ilinde ise en yoğun ve en sık rastlanan geniş yapraklı yabancı ot türlerinin Ranunculus arvensis L. (18,57 adet/m2; %45), Crepis spp. (16,12 adet/m2; %55) Matricaria chamomilla L. (15,19 adet/m2; %65), Senecio vernalis (9,48 adet/m2; %32), dar yapraklılardan Cynodon dactylon L. (Pers.) (20,89 adet/m2; %35), Poa annua L. (20,5 adet/m2; %31), Bromus tectorum L. (18,57 adet/m2; %28) türlerinin olduğu tespit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Badem, yabancı ot, yabancı ot yoğunluğu, rastlanma sıklığı

Tam Makale (PDF)

 

Kültür Bitkileri ile Ekim Nöbeti Uygulamalarının Yabancı Ot Yönetimine Etkisi

Hilmi TORUN, Feyzullah Nezihi UYGUR, 2019, 22(1):127-132

Özet: Tarım alanlarında bitki koruma etmenlerinin bulunmaması kaçınılmazdır. Bu bitki koruma etmenleri içerisinde üründe gözle görülür simptom oluşturmayanlar ve direk verime etki eden zararlılar yabancı otlardır. Uygulanabilirliğinin kolaylığı ve ekonomik oluşundan dolayı kimyasal mücadele tercih edilmesine rağmen, aynı şekilde farklı yöntemleri içinde barındıran yabancı ot entegre mücadele yönetimide artık günümüzde yeterli başarıya ulaşmamakla beraber herbisit dayanıklılığı ve fakir ekim nöbeti uygulamaları gibi benzeri nedenlerden dolayı sürdürülebilirlik sağlanamamaktadır. Bunun için üreticilerin elinde yabancı ot mücadelesiyle birlikte tarımsal girdileri azaltan, çevreye dost ve herbisit kalıntısına sebep olmayan en başarılı ekim nöbeti yönteminin zenginleştirilerek uygulanması sürdürülebilir tarımın olmazsa olmazıdır. Kültür bitkisine göre değişen yabancı ot türleriyle mücadelede en etkin yöntem ekim nöbeti olup, kültür bitkilerinin ekim ve hasat tarihlerinin, fenolojilerinin, rekabet güçlerinin, gübreleme isteklerinin ve yabancı ot türleriyle olan ilişkilerinin periyodik olarak değişmesinde, diğer yabancı ot mücadele yöntemlerine göre daha başarılıdır. Bu derlemede ekim nöbetinde kullanılan bazı kültür bitkilerinin yabancı ot mücadelesindeki yeri ve önemi ortaya konmuştur.

Anahtar Kelimeler: Ekim nöbeti, Kültür bitkileri, Yabancı ot mücadelesi

Tam Makale (PDF)

 

Sustainable Weed Management in Maize (Zea mays L.) Production: A Review in Perspective of Southern Asia

Jiban Shrestha, Krishna Prasad Timsina, Subash Subedi, Dipesh Pokhrel, Amit Chaudhary, 2019, 22(1):133-143

Özet: Weeds and maize have equivalent competition for nutrients, water, space and light sources for their growth and development. There is a strong correlation between lower weed population and higher maize yield. Weed species in maize, critical period of crop-weed competition, methods of weeds control, herbicide tolerant maize cultivars and losses due to weeds and economics of weed control in maize are discussed in this article. The output of different research works clearly indicated that weed infestation led to 20-80% reduction in maize yield. The variation in the critical period of crop weed competition varies from two to six weeks after maize sown, but the most critical period is between 30-50 days after sowing. Weed control measures should be taken during this period to minimize the yield loss of maize and to increase the water and nutrient use efficiency. Chemical herbicides are popular and widely used to control weed in maize production systems, but several studies have shown their negative environmental consequences. Single approach-based weed management system becomes inefficient against maize weeds. The integrated weed management (IWM) system is recommended to apply which reduce the use of herbicides and focus on the sustainable crop production system.

Anahtar Kelimeler: Maize, weeds, herbicide, economics, integrated weed management, sustainable production

Tam Makale (PDF)